reklam

reklam

reklam

reklam

reklam

reklam

reklam

reklam

SON DAKİKA

reklam
Kahramanmaraş Haber Merkezi
reklam
SİBEL BOYUNDURUK

BİR KALBİNİZ VARDI HATIRLAYINIZ LÜTFEN…

BİR KALBİNİZ VARDI HATIRLAYINIZ LÜTFEN…
Bu haber 23 Ocak 2017 - 8:01 'de eklendi ve kez görüntülendi.
reklam

   Allah elçilerinden sonra en büyük insana 
Bir orman gibi büyür içimde sevmek

                                                                                                  Erdem Bayazıt                                                                          

   ‘Bir kalbiniz vardı hatırlayınız lütfen’ der büyük üstad Zarifoğlu. Rahmetle anıyorum ve bu kadar güzel gönüllü insanı tanıyamadığım için hayıflanıyorum. Kalbimizin hatırlanması vurgusunu yapan bu cümleyi, hemen hemen her gün kendime söylerim. Zira kalp denilen o mucize organ, sadece kan pompalamaya yaramaz. Eğer öyle olsa idi; türkülerin yoldaşlığından, şiirlerin kadifemsi kucaklamasından ve ağıtların yanıklığından mahrum kalırdık.

     İnsanı insan yapan o mukaddes duygular, kendine kalbi sığınak seçer. Kızgınlık, kıskançlık, bencillik bile o mukaddes duygular kervanına dahil. Mukaddes diyorum, çünkü bir şey hissetmenin ne kadar değerli olduğunu tam da Kasım’ın 29’unun ilk saatlerinde anladım. Ne büyük nimetmiş meğer kıskançlık krizindeki öfkeli biri ile kavga etmek. Varın sevginin ne kadar büyük nimet olduğunu siz düşünün.

     Ülkenin bu kargaşasında nerden çıktı bu edebi yazı da canım? Eee şair kızıyız biz mısralara gücümüz yetmeyince duygularımızı yazıya dökeriz. Ama yalan söyleyemeyeceğim, zorlanmıyor değilim. İçimden geçen duyguları kaleme dökmek kolay değilmiş. (Dikkat edelim aklımdan geçenlerden bahsetmiyorum, tamamen hissi şeylerden bahsediyorum.) Hatta cümle kurmakta zorlanıyorum. Hele hele konuşmaya kalksam toptan saçmalarım heralde.

     Bir büyüğüm; ‘güzellik, öfkeyi taze sürekli tutup, kendine külfet etme yaşamak sana çok ağır gelir’ demişti. Ne kadar da haklıydı. Yaşanılan kötü olayların deneyim adı altında zihinde taze tutulması sadece mutsuzluktu oysa. Hissizleşmekti, katılaşmaktı, yaşayan ölü olmaya niyet etmekti… O yüzden ben, her gün değil her saat beynimi yeniden başlatıyorum, beynim kalbimi karartmasın diye. Çünkü biliyorum ki, kalp kararırsa, hem bu dünya hem öldükten sonraki ebedi yaşamın süreceği dünya kararır. Zira yaşıyoruz buna bir müdahalemiz olamaz, ölüm vakti geldiğinde müdahalemiz olamayacağı gibi.

     Yaratılanı yaratandan ötürü seven Yunus’ a hasret kaldığımız ahir zamanda neler de iştiyor kulaklar. Oysa; Mevlana çok yalancı ile tanıdım diyerek Şems’ine güvenmekten vaz mı geçti? Karakoç tecrübe ettim diyerek şiirden mi vazgeçti?  Ya da Mahsuni Şerif çok sıkıntı çektim diyerek sazı, sözü, türküyü mü bıraktı? Hayır tabiî ki her şeye rağmen kalplerindeki sevgiyi korudular. Yoksa içimize işleyen o şiirler, o türküler, o deyişler, o sevginin o muhteşem mucizeleri ortaya çıkar mıydı?

                                                                                                                       Selamet

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER
maltepe escort alanya escort kartal escort
SON DAKİKA